Kim el atacak?..

Demek isterdik ki:

Artık uygar olduk…

Fırınlarda fareler cirit atmıyor, pastanelerde hamamböcekleri görünmüyor.. Tuvalette dondurma yapılmıyor.. Lokuma fıstık yerine ezilmiş bezelye koyulmuyor..

Uygar olduk uygar…

Kırmızıbiberde kiremit tozu, zeytinde ayakkabı boyası yok.. Tavuk beyaz görünsün diye klora batırılmıyor.. Kurtlanmış ceviz de, beyaz görünsün diye çamaşır suyuna..

Küflenmiş peyniri jel ile harmanlayıp, taze kaşar diye satmıyorlar.. Kemik öğütülüp, salam yapılmıyor..Sosise nişasta doldurulmuyor.. Sütlere de su.. Dönerde bilinmeyen kıyma yok.. Tavuk dönerinde de mekanik kıyma..

Baharatta, ot sap bulunmuyor..Uykusu gelen işçiler mutfakta yatmıyor.. Kazanlar leş gibi değil...

Pazarlarda sebze meyve yerlerde değil.. Yerde, zaten toz da yok.. Kimse açık helvayı mıncıklamıyor, kimse de peyniri parmaklamıyor...

Elhamdülillah hepimiz Müslümanız…

Devam etmek isterdik;

Sucuğa mekanik kıyma, komple kelle eti, meme eti, hastalıklı hayvan eti koyulmuyor..

Maalesef bunu diyemiyoruz!..

Bakın tane tane anlatayım, bizim amacımız sucuk sektörüne et sektörüne darbe vurmak değil..

Amacımız; mekanik kıyma, kırpıntı et, kelle et, kanatlı eti, hastalıklı hayvan eti ile yüzde 50 yağ içeren, merdiven altı sucuk imal edilerek halkın aldatılmaması, sağlıklarıyla oynanmaması…

İkincisi; elde ettikleri büyük kazanç, büyük cirolara rağmen memlekete katma değer sağlanmaması, vergi kaybına sebep olan naylon işlerin yapılmasının engellenmesi..

*****

Sektörde, hastalıklı ve sakat hayvanlara ambulans deniliyor..

Ambulans hayvan toplayan ve kaçak kesenler; hamurcu, sözcü, çizmeci.. gibi lakapları olan kişiler..

Mekanik kıymayı satanlar; Hasan, çizmeci gibi kıçı yere yakın olanlar..

Peki.. Mekanik kıyma nedir?

Mekanik kıyma, tavuğun yenilmeyecek yerleri ne varsa, kemiğinden ayağına ka kıyma makinalarından geçirilerek kıyma haline getirilmesi.. İmalatçılar, bunu yurt içinde hayvan yemi yapan fabrikalara veya ihracatçılara satabilir.. Başka esnafa asla satamazlar.. Ama günlük 20 tona yakın mekanik kıyma, merdiven altı denilen ve fason imal edilen sucuklarda kullanılıyor.. Kilosu; 170 kuruş.. Tavuk sucuğunun kilo maliyeti en fazla 4 lira..

Etiketlerinde yüzde 100 dana eti yazan sucuklar, daha ayrı bir konu. Yarın da, dana eti yazanları eleştireceğiz..

İki yıl önce bizim bu imalatçılarla yaptığımız mücadele sonucunda, onlarca sahte sucukçuya cezalar yazıldı..

Ancak, yazılan para cezalar caydırıcı olmadığı için, bu sahte sucuk imalatçılarının önüne geçilemedi..

Adam, gitti Şuhut’a fason sucuk dolum tesisi açtı. Günde 5-6 ton çakma sucuk yapıyor..

Bir dostum, Afyon’dan geçerken yol üzerinden iki bağ sucuk almış. Kilosu 45 lira.. Üzerinde yüzde 100 dana eti yazıyormuş. Eve gelince pişirip yemek istemişler, yarısı yağ ve tuhaf bir tadı olduğu için yemeden atmışlar..

Hem de marka!..

Ayıptır, günahtır bu memlekete yapılan..

Et ve Süt Kurumundan 22 liraya alınan 10-14 yaş arası inek etine, utanmadan kelle eti koy, bas yağı, baharatı.. 45 liradan sat yoldan geçen vatandaşa..

Afyon’daki kombinalarda resmi kayıtlara göre ayda, ortalama 12 bin büyükbaş sığır ve dana kesimi yapılıyor…

Kesilen hayvanların karkasları, bilindiği gibi İstanbul başta olmak üzere dış piyasaya gidiyor…

Kombinalarda her ay kesilen 12 bin baş hayvandan yaklaşık 85-90 ton kelle eti çıkıyor…

İşte hassas konu burada..

Ayda 85-90 ton kelle eti kimlere satılıyor?

Maliye bu sektöre el atsa, faturaların detayına inse kimlerin kullandığı ortaya çıkacak…

Sektörde öyle imalatçılar var ki…

Aylık 35-40 ton kelle eti alıyor, bir o kadar mekanik kıyma ve kanatlı eti kullanıyor, yağı, baharatı da karıştırıp dolduruyor bağırsağa..

Oldu sana yüzde 100 dana etinden mamul Afyon sucuğu, kilosu 30 lira… Fatura istersen 34 lira..

Ki, satışların yüzde 50 den fazlası faturasız…

Yani sucuk kalpazanları, vatandaşı böyle kandırıp kazıklıyor..

Afyon’un markası sucuktur, kaymaktır, lokumdur, mermerdir..

Afyon’u sevenler ve Afyon’da görev yapan ilgili bürokratlar, bu sahte sucukçulara, vergi kaçakçılarına, insan sağlığıyla oynayan kalpazanlara göz açtırmamalıdır..

Biz mücadeleye devam edeceğiz..

*****

Yarın kombinalar konusuna değineceğiz..

Denizli Et ve Süt Kurumu’nun Afyon’daki kesimhanelere neden iş vermediklerinden bahsedeceğiz..

Bir yetkilinin, haksızlığı dile getiren kesimci bir esnafımıza “git dilediğin yere şikayet et, istersen ta en yukarıya..” demesinin nedenini yazacağız..

Sandıklı’da İftar Programı..

Dün akşam, Sandıklı Belediyesi Ece Mahallesinde iftar programı yaptı.

Sayın Vali ve Sayın Kaymakam’da davetliler arasındaydı.

Ak Parti ilçe başkanı ile belediye meclis üyelerinin programa davet edilmedikleri için katılmadıkları söylendi.

Davet edilen ve katılanlar İGM üyeleri Mehmet Öztopbaş, Mevlüt Özaydın ile kadın kolları ve gençlik kollarıydı..

Belediye Başkanı Mustafa Çöl’ün her partiliye eşit mesafede olduğunu sandığımdan bu ayrıcalığı yadırgadım..

Muhtemelen organizasyonu başkan değil de, Öztopbaş yapmıştır diye düşündüm.. Zira her iftarda başkanın ya yanında ya karşısındaydı..

Sandıklı’da güçlü birlik beraberlik olmazsa kim kazanır, kim kaybeder?

Elbette Sandıklı kaybeder!..

Ne diyelim? Yaşları kadar siyasi tecrübeleri(!) olan muhteremlere, ne diyelim?

Öztopbaş’la, Mesut Efendi’den kılavuz olursa, ne diyelim!..

*****

Hayırlı haftalar..