Rahim ağzı kanseri, ülkemizde en çok görülen jinekolojik kanserlerden biridir ve giderek artan bir şekilde kadınların gündemine oturmuştur. Rahim ağzı kanseri, cinsel yolla bulaşan bir virüs olan HPV'nin neden olduğu bir kanser türüdür. 30-50 yaş aralığında ve cinsel yaşamı aktif olan kadınlar bu hastalığa daha yüksek bir risk altındadır. Erken teşhis ve tedavi yöntemleriyle önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, dünya genelinde hala ölümcül kanserler arasında yer almaktadır.

Rahim ağzı kanseri, düşük veya korunmasız cinsel ilişki gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkabilir. Hastalık iki farklı şekilde görülebilir: skuamöz hücreli karsinom ve adenokarsinom. İlk grup daha yaygın olup rahmin dış yüzeyindeki astar bölgelerinde görülen kanser hücrelerini içerir. İkinci grup ise tüm rahim ağzı kanseri vakalarının yalnızca %10-20'sinde görülen glandüler hücrelerde ortaya çıkar.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri başlangıçta belirsiz olabilir ve genellikle regl sancıları veya idrar yolu enfeksiyonları gibi diğer hastalıkların belirtileriyle karıştırılabilir. Ancak geç dönemde ortaya çıkan belirtiler arasında kanamalar, akıntılar, ağrılar, sık idrara çıkma, yanma hissi ve ağrılar, şiddetli kanamalar, cinsel ilişki sırasında kanamalar ve bel ağrıları bulunabilir.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de, HPV virüsünün rolü kabul edilmektedir. HPV virüsü, cinsel yolla bulaşan bir virüs olup DNA hücrelerinde değişikliklere neden olabilir. Virüsün en zararlı tipleri, özellikle HPV 16 ve HPV 18, serviks kanserine neden olmaktadır. HPV'nin varlığını tespit etmek için smear testine ek olarak HPV DNA incelemesi yapılabilir.

Kadınlar rahim ağzı kanserinden korunmak için birkaç önlem alabilirler. Bunlar arasında aşılama, korunmalı cinsel ilişki, sağlıklı beslenme, hijyen kurallarına dikkat etme ve zararlı alışkanlıklarından kaçınma yer almaktadır. HPV aşısı, hastalığa karşı yüksek koruyuculuk sağlamaktadır. Ancak aşı da yan etkilere sahip olabilir. Bunlar arasında aşı uygulanan bölgede kızarıklık, şişme, yorgunluk, baş ağrısı, mide bulantısı ve ateş gibi geçici yan etkiler bulunabilir.

Rahim ağzı kanseri bulaşıcı bir hastalıktır. HPV virüsü en sık cinsel ilişki yoluyla bulaşır, ancak ortak kullanım alanları da hastalığın bulaşmasını kolaylaştırabilir. Hijyen kurallarına dikkat etmek ve cinsel ilişkide kondom kullanmak bulaşma riskini azaltabilir.

Smear testi, rahim ağzı kanserinin erken teşhisinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu test, rahim ağzından alınan sürüntü ile kanser oluşumu var mı yok mu tespit edebilmektedir. Smear testinin düzenli olarak HPV DNA testi ile birlikte yapılması önemlidir.

Rahim ağzı kanserinin tedavisi, geçmişte olduğu gibi rahmin tamamının alınmasını gerektirmemektedir. Yeni teknolojilerle, kanserli hücrelerin bulunduğu alanın çıkarılması veya dondurma yöntemi gibi minimal invazif tedaviler uygulanabilir. İlerlemiş evrelerde ise cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi gibi farklı yöntemler kullanılmaktadır.

Şehir hastanesi 15 milyon hastaya şifa oldu Şehir hastanesi 15 milyon hastaya şifa oldu

Sonuç olarak, kadınlar rahim ağzı kanserine karşı bilinçlenmeli ve düzenli olarak smear testi yaptırmalıdır. Erken teşhis, hastalığın tedavi edilme şansını arttırmaktadır. Aynı zamanda HPV aşısı, önleyici bir yöntem olarak kadınların korunmasına yardımcı olabilir. Hijyen kurallarına uyulması ve zararlı alışkanlıklardan uzak durulması da hastalıktan korunmada önemli faktörlerdir.

Kaynak: CEMİLE KAYTAN