27 Ocak 2017 Cuma 16:34
Afyondaki FETÖcüler birbirleriyle haberleşmek için
Afyondaki FETÖcüler birbirleriyle haberleşmek için Whatsapp, Tango, Line, Gmail, Bylock (Turquoise), TelegramX ve Eagle kullanıyorlardı
 
Yurt Çapında Yapılan Usulsüz Dinlemeler
Örgüt kendi varlık alanlarını genişletmek veya kendisine tehdit olabilecek tüm kişi ve kurumları etkisiz hale getirmek için istihbarata önem vermiş, bu kapsamda gerek adlî gerekse istihbari dinlemelerde usulsüzlük yapmaktan çekinmemiştir. Yapılan dinlemelerin geneline bakıldığında belli bir amaç doğrultusunda ve planlı yapıldığı her dinlemenin birbirinden bağımsız yapılmamış olduğu dolayısıyla bir örgüt hiyerarşisi ve talimatı çerçevesinde yapıldığı, örgüt liderinin de yaşanan süreçte dinlemeleri yapan ve adli soruşturma geçiren şüphelileri savunan yaklaşımı dinlemelerin örgüt mensuplarınca yapıldığını göstermektedir.
40 İLDE USULSÜZ DİNLEME YAPTILAR
Örgüt Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Adana olmak üzere 40'a yakın ilde usulsüz dinleme yapmıştır.
Usulsüz dinlenen mağdur kişilerin genel itibari ile toplumda sosyal, bürokratik, siyasal ve iş dünyası bakımından önem arz eden konuma sahip kimseler oldukları, mağdurların büyük kısmının devlet ve toplum yapısı içerisinde doğrudan ve dolaylı olarak karar alma yetkisine haiz fikir ve düşünceleri ile toplumu yönlendirme kapasitesine sahip oldukları görülmektedir.
HEDEFLERİ KİŞİNİN TÜM HAYATINI TAKİP ALTINA ALMAKTIR
Mağdurların uyuşturucu madde ticareti yapma, terör örgütüne üye olan kişi olarak ve kaçakçılık suçlarından dolayı teknik takibe alındıkları halde aylarca dinlenilmelerine rağmen isnat edilen suçlara ilişkin delil elde edilmemesine rağmen dinleme işlemine son verilmediği gibi haklarında adli işlem tesis edilmemiştir. Bu da göstermektedir ki; dinlemelerdeki amaç suç aydınlatılması değil hedef kişinin bütün hayatının sıkı bir takip altına alınmak istenmesidir.
MAKUL ŞÜPHE AÇIKLANMADAN DİNLEME YAPTILAR
Ayrıca dinlenen kişiler genelde IMEI numarası üzerinden farklı isimlerle dinlenilmiş olup, telefon numarasına göre tespiti daha zor olan IMEI numarasına ulaşılması mağdur kişilerin aslında kim olduklarının bilindiğini, numara üzerinden dinleme yapılmayarak amacın gizlenmeye çalışıldığını göstermektedir. Dinlemeye esas teşkil edecek makul şüphe açıklanmadan soyut bilgiler üzerinden dinleme yapılmıştır.
DİNLEMELER TEHDİT UNSURU OLUŞTURMAK İÇİN YAPILDI
Örgüt mensuplarının dinleme işleminin usulsüz olduğunu bilecek eğitim ve donanıma sahip oldukları buna rağmen usulsüz işlemine devam etmelerinin normal devlet mekanizması içinde açıklanamayacağı, dinleme yapanların örgüte aidiyet saikiyle dinlemeleri yaptıklarını göstermektedir.
Usulsüz dinlemelerin genel amacı olarak; dinlenen kişilerin toplumda önemli rolleri haiz oldukları, bu kişilerin özel hayatlarına ilişkin bir kısım verilerin de o kişiler üzerinde tehdit unsuru olarak kullanılması suretiyle, o kişilerin sahip oldukları yetkilerin örgüt lehine kullanılmasının amaçlandığı anlaşılmıştır.
DİNLEMELERİN AMACI İSTEDİKLERİ KİŞİLERİ KAMUOYUNDA İTİBARSIZLAŞTIRMAK İÇİNDİ
Örgütün bu usulsüz faaliyetler ile toplumun nabzını tutmak, ekonomik ve siyasî gelişmelerden haberdar olmak ve kendi politikalarını oluşturmak amacını güderek devlete rağmen kendi kararlarını uygulayarak örgütlü yapı oluşturma çabası içerisine girdiği izlenmektedir.
Usulsüz dinlemenin amaçları ile örgütün kamuya sızma yöntemleri arasında da bir ilişki olduğu, usulsüz dinlemeye konu edilen şahısların özel hayatlarına ilişkin verilerin, adlî veya idarî soruşturmalara konu edilerek toplum nezdinde itibarsızlaştırıldıkları ve bulundukları görevlerden alındıkları, görevlerinden alınan bu kişilerin yerlerine örgütün kendi mensuplarını getirdiği görülmüştür.
HİMMET VERMEYENLERİ DİZE GETİRMEK İÇİN USULSÜZ DİNLEMELERDE YAPILDI
Örgüte finansal destek sağlamayan (himmet) iş çevrelerinin, usulsüz dinlemelerle elde edilen bilgilerle tehdit edilerek, örgüte finansal destek sağlamaya zorlandıkları, yasadışı yollar ile kişilerin telefonlarının dinlenerek bu kişiler üzerinden çıkar sağlama faaliyeti ile haksız kazançlar elde edilmesi amaçlanmıştır.
//
//
Sınav Sorularının Çalınması
Örgüt devlet kademesine üyelerini yerleştirmek için başta Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) olmak üzere hâkimlik sınavları, askerî lise sınavları gibi sınavların sorularını çalarak üyelerine dağıtmış, oluşan haksız rekabet ortamında üyelerine işe girme imkânı sunmuştur. Soru çalındığı iddiasıyla birçok sınav hakkında soruşturma açılmış 13.09.2009 günlü (2009 PMYO), Polis Akademisi, Polis Meslek Yüksekokulları Sınavı, 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı Eğitim Bilimleri Sınavı, 2012 Avukatlıktan Geçiş Adlî Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yazılı Sınavı iptal edilmiştir.
İşlemsiz cevaplanamayacak matematik soruları bile doğru olarak cevaplandırıldı
İptal edilen KPSS sınavında soru çaldıkları iddia edilen kişilerin cevap anahtarlarında işlemsiz yapılamayacak kadar zor olan matematik sorularında hiçbir işlem yapmadan doğru cevabı işaretledikleri veya işlem sonucu yanlış cevabı bulmalarına rağmen doğru cevap olan şıkkı işaretledikleri, sınavda yüksek puan alan kişiler arasında karı-koca, akrabalık ilişkisinin rakamsal olarak fazla olduğu, yüksek puan alan kişilerin aralarında akrabalık veya arkadaşlık gibi bir bağ olmamasına rağmen açıklanamayan şekilde telefon irtibatlarının olduğu, sınava giren kişilerin örgüte ait dernek vakıf yöneticileri ile görüştükleri ve aralarında para akışının olduğu görülmüştür.
Usulsüz Soruşturma ve Davalar
Ergenekon, Balyoz, askerî casusluk davaları, TSK içerisine örgüt üyelerinin yerleştirilmesi için yürütülen kumpas soruşturma ve davalardır. Birçok general/amiral ve diğer rütbeli asker tasfiye edilerek, yargı eliyle bertaraf edilerek yerine örgütün yetiştirdiği ve etkili yerlere getirmek üzere hazırladığı kişiler atanmıştır.
Dönemin Genelkurmay Başkanı örgüt tarafından yürütülen “internet andıcı” davası kapsamında, terör örgütü üyeliğinden tutuklanmıştır.
Fenerbahçe Başkanına kurulan kumpas
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanına yönelik başlatılan şike operasyonu ve davası 9 Ekim 2015 günü beraat kararı ile sonuçlanmıştır. Bu dava, örgüte karşı duran, himmet vermeyen ve örgüt kadrolarının spor kulübüne sızmasını önleyen kulüp başkanını hedef almak için açılmıştır.
Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, “Devrimci Karargâh Örgütü” ile ilişkilendirilip hakkında dava açılmıştır. Bu davada da iddia ve delil irtibatı zayıf olduğu halde Hanefi Avcı sırf örgüte karşı iç yüzünü ortaya koyan kitap yazması nedeniyle hedef alınmıştır.
Arınç’a suikast iddiası tamamen kurgusaldır
Başbakan Yardımcısına suikast iddiasının da tamamen kurgu olduğu anlaşılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin elindeki gizli belgelerin deşifresi için arama yapılmıştır.
İzmir'de TSK içerisindeki askerî personelin casusluk yaptığı iddiası ile başlatılan soruşturma örgüt tarafından kurgulanmış sahte delillerle oluşturulmuş bir dava olarak kayıtlara geçmiştir. Yargılanan bütün askerî personel beraat etmiştir. Gerçekte hiçbir casusluk suçu işlenmemiş ama örgüt kendi casusluk olayını perdelemek için davayı kullanmıştır. Örgüte göre, Ergenekon Örgütü’nün silahlı eylemi olarak Malatya Zirve Kitabevi baskını sırasındaki ölümler gösterilmiştir. Bu dava, Ergenekon davası ile birleştirilip içinden çıkılmaz bir dava haline getirilmeye çalışılmıştır. Gerçekte Ergenekon davası ile Zirve Kitabevi davasının doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. Örgüt, hiçbir ilgisi bulunmayan, kamu oyunda sansasyonel sonuçlar doğuran davaları birleştirip Ergenekon davasına delil oluşturmaya çalışmıştır.
Bazı emniyet görevlilerini tasfiye etmek için tutukladılar
Bir kısım emniyet görevlilerinin tasfiyelerinin sağlanması için tutuklanıp suçlu gibi kamuoyuna gösterilmişlerdir.
Ergenekon davasına delil oluşturmak için Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı, yaptığı bir soruşturma gerekçe gösterilerek sahte delillerle makamında cebren gözaltına alınıp tutuklanmış, ancak yargılama sonunda beraat etmiştir.
Kendilerine karşı çıkan gazetecilere de kumpas kurdular
Oda TV davası olarak bilinen, örgüt tarafından kurgulanan, Nedim Şener ve Ahmet Şık isimli gazetecilerin tutuklandığı dava da beraat kararı ile sonuçlanmıştır. Örgütün kendisine karşı çıkan ve kitap yazan gazetecileri hedef haline getirip tutukladığı, kumpas soruşturması yapıp, dava açtığı sonradan fark edilebilmiştir.
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarının, saf dışı bırakılması amacıyla uydurma bir suç isnat edilerek ifadeye çağrılmıştır.
//
//
 
 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner492