Prof.Dr. Koçak “Türkiye’nin Anayasa Arayışları” konulu konferans verdi
Prof.Dr. Koçak “Türkiye’nin Anayasa Arayışları” konulu konferans verdi

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde (İİBF) Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak tarafından Türkiye’nin Anayasa Arayışları” konulu konferans verildi.
Uluslararası Ticaret ve Finansman (UTF) topluluğu tarafından düzenlenen konferansta Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koçak, anayasanın iki düzenleme alanının olduğunu belirterek, bunlardan birinin devlet, diğerinin ise temel hak ve özgürlükler olduğunu söyledi. Koçak, “Devlet bu yasayı yapar, yürütür,  yargılama yapar. Egemenliğin gereği bu 3 fonksiyonu devlet yerine getirir” dedi. Anayasa dendiğinde devletin adının cumhuriyet veya monarşi olabileceğini ifade eden Koçak, “Monarşi de irsiyetle devlet el değiştirebilir. Monarşinin dışındaki rejimlere de biz cumhuriyet adını veriyoruz. Bu anayasayı meclis yapabilir. Meclis olmadığı dönemlerde ise padişahın veya kralın ağzından çıkan yasa oluyordu. Başka düzenleme şekilleri de vardı” diye konuştu.
“Yürütme organı tek kişi olacak”
Parlamenter sistem ve başkanlık sitemlerinde yasama, yürütme, yargının nasıl şekillendiği hakkında bilgiler veren Koçak, başkanlık sisteminde tek kişilik yürütme durumu olduğunu kaydetti. Koçak şunları söyledi:
“Yasama organı kaç kanatlı olacak?Senato mu olacak yoksa şuan Türkiye’de olduğu gibi meclis mi olacak? Yürütme organı nasıl olacak? Eğer parlamenter sistemse 2 başlı olacak. Bir tarafta sorumsuz devleti temsil eden cumhurbaşkanı ya da devlet başkanı olacak diğer tarafta da bakanlar kurulu olacak. Onun başı da başbakan olacak. Öyle olmayacak ise başkanlık sistemi olur. O zaman yürütme organı tek kişi olacak. Başkanlık sisteminde tek kişilik yürütme var.”
“Biz yeni devlet kurmuyoruz”
Türkiye’nin ilk anayasasının 1876 Kanuni Esasi olduğunu 1909 yılında yapılan değişikliklerin ardından 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunun yürürlüğüne girdiğini ifade eden Koçak, “1921 anayasasının yürürlükte olduğu dönemde bizim 2 ayrı devletimiz, 2 hükümetimiz ve 2 ayrı anayasamız vardı. 1924 Anayasası yürürlüğe girdiği zaman bu 2 anayasa da yürürlükten kaldırıldı” dedi. Kanuni Esasinin temel bir kanun olduğuna dikkat çeken Koçak, “Kanuni Esasi anayasa yerine bir temel kanundur.   Çünkü devleti kuran belge devleti kuran kanun, anayasadır.Sonra ise Teşkilat-ı Esasiye kanunu demişiz. Esas teşkilatta, anayasa sadece yasama, yürütme, yargıyı düzenlemiyor; temel hak ve özgürlükleri de düzenliyor” dedi.
1921 Anayasasının neden Kanuni Esasi değil de Teşkilat-ı Esasiye olduğunu anlatan Koçak sözlerine şöyle devam etti:
“İstanbul’da meşru bir hükümet var. Osmanlı İmparatorluğunun birçok yeri işgal altındaydı. İstanbul da işgal altındaydı. Yeni bir anayasa yapılıyor olsaydı bunun adı Kanuni Esasi olsaydı.Bu olsaydı TBMM’de herkes ayağa kalkardı.  Burada olmamızın nedeni padişahı, saltanatı ve hilafeti kurtarmaktır. Biz yeni devlet mi kuruyoruz derlerdi. Bunun için geçici düşünüldü. 1961 yılında bunun adına anayasa dedik.”
 
Başkanlık sisteminin en gelişmiş örneği ABD
Türkiye’de parlamenter sistem mi başkanlık sistemi mi tartışmasının son dönemde tartışıldığını anımsatan Koçak, “Parlamenter sistemde yasama organı seçimle geliyor. Yürütme organı yasamanın içinden çıkıyor. 2007 yılına kadar cumhurbaşkanı da meclis seçiyordu. Cumhurbaşkanı, başbakanı atıyor başbakan ise kabinesini kuruyor. Güvenoyu alıyor. Yürütme organı yasamanın içinden çıkıyor. Yasama organına hesap veriyor, siyasi sorumluluğu var. Yasama, yürütmeye güvensizlik oyu vererek yürütmeyi düşürebilir. Yürütmenin de fesih yetkisi var. Yargının ise bağımsız şekilde bulunması gerekiyor” diye konuştu.
Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık sisteminin işleyiş sürecine ilişkin bilgiler veren Koçak, “İki kanatlı yasama organı var. Senato 50 federe devletin temsilcilerinden oluşuyor. Her federe devletin nüfusa bakılmaksızın 2 temsilcisi toplam 100 ediyor. Temsilciler Meclisi var. Nüfusa göre seçmen sayısına göre belirlenen meclis var. Temsilciler Meclisi, 2 yıllığına seçilir. Başkan ise 4 yıllığına seçilir. Senato, 6 yılda seçilir ama senato 2 sene de bir yenilenir. Aralarında fren ve denge mekanizmaları var” dedi.
Koçak sözlerine şöyle devam etti:
“Yasama, yürütmeyi nasıl etkiliyor ABD’de? Başkanın, yargılama yolunu Temsilciler Meclisi açıyor. Senato başkanı yargılıyor, yüksek mahkemenin başkanı da senatoya başkanlık yapıyor. Başkan, yasamadan gelen kanunları veto etme yetkisine sahip. Senato onay vermedikçe başkan atamaları yapamaz. Yüksek mahkeme hâkimlerinde de senato onay vermezse başkan yine atamasını yapamaz.”
Konferansa, AKÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bayraklı, Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Şafak Balı, AKÜ Hukuk Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim elemanları ile öğrenciler katıldı.
Konferans, soru-cevap ile sona erd
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.