Dürbün’den köprüdeki yazıya...

Bizim Belediye’nin müteahhitleri ‘müneccim’ gibi maşaallah.

Hatırlarsınız, İmaret Camii aydınlatma işi ile ilgili olarak yapılan ‘torba ihale’ içerisinden bir sürü malzeme alımı çıkmıştı. Bu ihalenin yaklaşık maliyeti ile işi alan müteahhit firmanın teklifi neredeyse birbirinin tıpkısı gibiydi.

Tesadüf olabilir tabi ki!

//

Belediye temizlik işlerinin bir zamanlar başında bulunan, şimdi ise FETÖden dolayı açığa alınmış bulunan Mustafa Karadana ile ilgili yazmıştım.

Bakanımız onuruna verilen yemekte kendisi başrollerde bulunmaktaydı.

Biz bunu yazdıktan sonra Mustafa Karadana ile ilgili bir sürü belge, bilgi aktı mailime.

Karadana’nın başında olduğu dönemlerde Belediye’nin temizlik işleri ihaleleri ile ilgili pek çoğu bu belgelerin.

Tesadüf bu ya, Karadana’nın temizlik ihalelerinin yaklaşık maliyetleri ile verilen teklifler neredeyse tıpkısının aynısı...

Hatta bir tanesinde neredeyse bir lira bile fark olmadığı iddia ediliyor.

Temizlik işlerinin ihalelerini en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.

//

Belediye’de bazı daire müdürlerinin makam odaları ile ilgili bazı tespitlerde bulunmuştum.

Odaların gayet lüks döşenmesinden bahsetmiş ve bunların Belediye Bütçesinden mi, yoksa müdürlerin şahsi becerileriyle hısım – akraba- müteahhitlerin bütçelerinden mi karşılandığını sormuştum.

Bu konuda Belediye ilgililerinden bir cevap alamadık.

//

Bir başka sorumuz daha vardı.

Kent ormanındaki dürbün gelirleriyle ilgili...

Henüz ne bir makbuz geldi, ne de ilgililerden bir cevap.

Bize bu konuyu aktaran Okurlarımız ısrarla soruyorlar, bizde buradan yetkililere iletiyoruz.

Ne oldu bu dürbün gelirleri ey Belediye ilgilileri?

//

Belediye Zabıta İşleri Müdürü beyefendi kendisi ile ilgili yazımız sonrasında Belediye’de adeta sıkıyönetim ilan etmiş.

İçtimalar...

Sık sık toplantılar...

Faydalı elbette bu tür güç gösterileri.

Durmak yok içtimalara devam Müdür bey.

//

Resmi adı Prof. Dr. Necmettin Erbakan olan köprüdeki Sayın A.Ş. yazısını yadırgadığımızı yazmış, bu konuyla ilgili olarak Belediye ilgililerinden bir cevap beklediğimizi belirtmiştik.

Köprüde Necmettin Erbakan’ın adının yazılı olmadığını, bu ismin sadece Belediye’nin internet sitesinde yer aldığını yazmıştık.

Belediye’den bazı ilgililer yazım sonrasında ilgili müteahhit firmanın yetkilisi ile görüşmüş.

Bu firma yetkilisi konuyu Başkan ile görüşeceğini söylemiş Belediyenin bu konulardaki en yetkili kişisine.

Yani bir anlama ‘seni takmıyorum’ demiş anladığım kadarıyla.

Bir başka anlatımla, ‘Ben işimi en tepeyle hallediyorum, sizde kimsiniz?’ mi demek istemiş, beklide...

Bu bilgiden sonra Belediye Başkan Yardımcımız Mehmet Savaş ile görüştüm.

Başkan beyle görüştükten sonra anlattı...

Başkan Çoban ilgili firma yetkilisine köprüye Necmettin Erbakan adı yazılırken firma isminin de küçültülmesini istemiş.

Mehmet Savaş kardeşimin ilettiği bu bilgi sonrasında aklıma o meşhur hikaye geldi.

Hani Padişah bir gün Vezirine demiş ya.

‘Bana öyle bir şey söyleki özrün cevabından beter olsun’...

Hatırlamayanlar için hatırlatalım o hikayeyi.

Bir gün padişah vezirini çağırır ve der ki "yarına kadar öyle bir kusur işle ki, özrün kabahatinden beter olsun." Tabi Vezirin başka seçeneği olmadığı için mecburen "peki" der.

Akşama doğru Vezir Padişahı sarayın merdivenlerinden çıkarken görür. Hemen arkasına sokulup arkasına bi parmak atar. Padişah "lan nooluyo" diyerek zıplar, burnundan solur vaziyette arkasını dönüp Vezirin üstüne yürürken Vezir: "Bağışlayın Hünkarım, sizi Valide Sultan zannettim..."

İşte Çoban’ın ilgili firmaya Erbakan adını yazdırırken sizin adınızı da biraz küçültün şeklindeki talimatı bana bu hikayeyi hatırlattı.

Hem o köprüye Erbakan adını veriyorsunuz, bunun reklamını yapıyorsunuz...

Sonra Erbakan adı köprüde yer almıyor.

Firma kendi adını büyükçe yazıyor.

Bu kamuoyunda tepki çekiyor.

Sonra siz çıkıp biraz küçültün o ismi diyorsunuz.

Ve halen daha Erbakan’ın adı o köprüde yok.

Noluyor acaba?

Başkan neden ‘Sökün kardeşim o ismi oradan, ben Belediye’nin parasıyla o köprüyü yaptırdım, hangi köprüde böyle taşeron firmanın adı yazılıyor yapılan işe?’ diyemiyor ve Birim amirine tabiri caizse posta koyulmasına göz yumuyor!

Belediye’nin ya da ilgili yönetmeliklerin hangisinde vardır bu köprüye yüklenici-taşeron firmanın adının yazılması?

Belediyemizin yetkilileri...

Varsa böyle bir madde lütfen belirtin de bilelim ve bu konuyu bizlere iletenlere aktaralım.

İnsanların akıllarına farklı sorular gelmesin...

//

Yazının başında değindiğim İmaret Camii aydınlatma işinin içinde yer alan Termal kamera sisteminin bir milyon yüz bin TL’ye mal olduğunu Belediye’den bir ilgili bahsetti.

Daha sonra bu rakamın 250 bin TL olduğundan bahsedildi.

İmaret Camii aydınlatma işi malzeme alımı işi bilindiği gibi, (bizde bunun resmi evraklarını daha önce yayınladık) KDV dahil yaklaşık 3 milyon TL.

Bu termal kamera gerçekte kaç TL?

Bu 3 milyonluk ihalenin ne kadarını kapsamakta?

Neden ayrıca ihale edilmedi?

Montaj ve diğer konular için ayrıca ödeme yapıldı mı? Ayrıca ödeme yapılmadıysa işin adı neden malzeme alım işi olarak belirtildi?

Belirtilen termal kamera sistemi için ihale şartnamesinde Kale’ye montaj ve diğer enerji sistemlerinden bahsediliyor. Ama iş Hıdırlık’a yapıldığına göre, ilgili firmadan ne kadar kesinti yapıldı? Diğer enerji sistemleri termal kameranın takılı olduğu direkte görülmüyor. Ne oldu o sistemlere? Uçtu mu?

//

Belediye yol ve asfalt bölümündeki ekipler gece gündüz çalışıyorlar.

Allah var, işlerini layıkıyla yapıyorlar.

Onlara yap deniyor yapıyorlar, sök deniliyor söküyorlar.

Serilen asfaltların kalitesi, İstanbul Büyükşehir’in kinden daha kaliteli.

Bilenler bunu böyle belirtiyorlar.

Peki yapılan işler böylesine kaliteli iken, belediyemiz ekiplerinin bunları yapma becerileri var iken neden onlara daha önce bu asfalt yolları yapma imkanı verilmedi?

Mecidiye güzergahında, Dumlupınar güzergahında daha önce onca masrafla yapılan ışıklı, cafcaflı yollar neden yapıldı?

O yanar sönerli parke işleri ve diğer ışıklı işler için belediye kasasından ne kadar para çıktı?

Kimler zengin edildi o ışıklı yollar ile?

Belediye ilgilileri deneme yanılma yöntemiyle mi öğrenmekteler işleri, yoksa emir mi böyle?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa şevik 2017-05-23 09:52:28

risk raporu hazrlanması işinn drese teslim yaptrılmas binanın mutlaka rieskli çıkarılması için mi acaba?