Dinar’da Yaşadığımız Eski Bayramlar

Bir sene içerisinde ve iki ay ara ile yaşadığımız dini bayramlarımız Ramazan ve kurban eski yıllarda daha çok güzel ve neşeyle yaşanırdı. Günler evvelinden başlardı bayramın sevinci. Çocuklar yerlerinde duramazlardı, çünkü bayram demek yeni giysi, elbiseler yeni ayakkabılar giymek demekti. O yıllarda elbisesi, ayakkabı veyahut giyilecek giysileri bayramdan bayrama alınabilirdi. Bayramlar büyüklerin ellerinin öpülerek harçlık, para ve hediye alındığı günlerdi. Çoğunluk fakir, alım gücü kısıtlı Şimdiki gibi çocukların her istediği anında alma imkânları yoktu çünkü.

Bayrama haftalar kala başlardı temizlikler, halı ve kilimler yıkanır, evin bölümleri badana yapılır, evin tabanı tahta olanlar silinir, cilalanırdı. Tatlı olarak özellikle baklava yapılır, marifetli yaşlılar tarafından sigara kâğıdı gibi açılan yufka özenle tepsiye döşenerek pişmesi için fırına gönderilirdi. Maddi durumuna göre her ailede başta çocuklar olmak üzere giyecek ve ayakkabı bayramlarda alınması bir gelenekti, o yıllarda hazır elbiseler pek olmadığı için kumaş alınarak terziye takım elbise diktirilir bu da çok masraflı olduğundan maddi durumu iyi olmayanlar aynı elbiseyi yıllarca giyerler hatta eskiyen kısımlar yamanır veya (süvarilik) bir nevi pantolona yama yapılırdı. Fakat çocuklar mutlaka yeni bir giyecek alınarak sevindirilirdi.

Özellikle çocukların ramazan ayının içinde her gün anne ve babalarına bayramın ne zaman olacağını sorduklarını, sabırsızlıkla bayram gününü beklediklerini hepimiz biliriz. Bayram onlar için yeni elbiseler, ayakkabılar, hediyeler ve el öperek kazandıkları bol bahşişli günler olarak bilinmekteydi. Fakir, yardıma muhtaç, dul ve yetimin zekât ve fitre ile sevindirildiği, öksüzlerin başının okşanıp sevildiği günlerdir bayramlar. Dinar’da bayram arifesi tekke tepesinden ikindinden sonra üç defa ramazan topu ile bayramın müjdesi verilirdi. En çok iş yapan esnaf ayakkabı boyacılarıydı, yenisini alamayanlar fakirler boyacıda tek sıra olurlardı. Berberler sabahlara kadar tıraş ederler, hamamlar müşteri kaynardı. Sabah ezanı ile bütün ev halkı yatağından kalkar giyinir, abdest alır bayram namazı için çocuklarla beraber Cami’ye gidilirdi. Bayram namazını kılanlar kara bayırdaki eski mezarlığa giderek ölmüşlerini ziyaret ederek duada bulunulur, Mezarlık ziyaretini bitirenler ekmek alıp Ev’e gelinir bol malzemeli bir kahvaltıdan sonra küçükler büyüklerin ellerini öpmek için Anne ve Babaları başta olmak üzere yaşlı olan yakın akraba, yakın komşuların bayram ziyareti için evlerinin kapısı çalınır, elleri öpülerek gönülleri alınır, çocuklara madeni para, şeker ve mendil verilerek sevindirilir, tanıdık tanımadık gelen misafirler güler yüzle karşılanır ve ağırlanırdı.

Televizyon olmadığı için her evde koyu sohbetler dakikalarca devam ederdi. Dini Bayramlar eskiden akrabanın bir araya geldiği, özlem giderildiği tadına doyulmaz günler demekti. Bu sohbetlerden sıkılan çocuklar eski cumhuriyet meydanı çocukların bayram yeri olarak dolar taşardı. Kimler yoktu bu meydanda bayram yerinden istasyona gidip getiren süslü arabalar, paytonlar, baloncular, topçu mantarcı, kader kısmet çekenler, macuncular, mantar patlatanlar, oyuncak satanlar, çocukların ellerindeki paraları almak için yarışırlardı. Parayı bitiren bazı çocuklar yeni el öperek para alacağı kapıları bir bir çalarlardı. Çocukluktan gençliğe doğru adım atanlar ise ulu caminin batı kısmında “halk evinin arkası” tabir edilen boş alanda başta futbol ve voleybol olmak üzere çeşitli oyunlar oynarlar, İlçe’nin tüm çocukları bu iki alanda bayram bitinceye kadar neşe ve sevinç içerisinde alanı boş bırakmazlardı. Şimdi o yaşananlar birer anı olarak yaşlıların hatıralarında kaldı.

Çocuklar,torunlar artık büyüklerin bayram ziyaretlerine gitmiyorlar. O meydanlarda bomboş, bayram yerlerinde çocuk görmek artık imkânsız, peki nerede bu çocuklar? İnternet kafeler de, bilgisayarların oyun tuzaklarında, tabletlerin başında veya akıllı telefonlarla günlerin geçiriyorlar. Anne, baba ve Bayram alanları yerine deniz kenarlarını, otel, tatil beldelerini tercih ediyorlar. Ailesini, bayramları ve geleneklerini unutmuş bir nesil yetişiyor. Anne ve Babalar çocuklarını çok yakınları dedesi ve Nenesine bile bayram ziyaretine götüremiyorlar. Şimdi maalesef apartmanımızın içinde yan dairesinde oturan komşularımızı bile tanımıyoruz. Birbirimize karşı saygımızı yitirdik, hoş görüşsüz ve en küçük tartışmada şiddete yönelen insanlar olduk. Allah sonumuzu hayır eylesin.Dostluk ve kardeşliğin arttığı, küslerin barıştığı, saygı ve sevginin doruğa çıktığı neşeli bayramlar dileği ile hoşça kalın. VE LÜTFEN BU BAYRAM EVİNİZDE KALIN.

SAYGILAR.05326675701

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dinarlı 2020-05-21 03:06:03

Hayırlı bayramlar cümleten.