ÇOCUKLARI SEVEMEZ OLDUK!

Ben 1951 Yılında Dinar Yeniyor ilkokulundan mezun oldum. Bizimle okuyan kızlar sanki yaşları bizden çok daha büyük gibi gelişmiş, şimdiki okul çocuklarına nazaran daha genç bir kız gibi görünüme sahiptiler. O yıllarda çoğunluğu beşinci sınıfı bitirir bitirmez bir kaç sene sonra evlenen kız arkadaşlarımızdı. Yani şimdiye nazaran geç okula gönderiliyor okurken de olgunlaşıp genç kız olarak mezun oluyorlardı. Böyle gösterişli olmalarına rağmen hiç birisi ne hocaları ne de başkaları tarafından cinsel istismara uğramadı, tecavüz edilmedi. Bu kötü kelimeleri dahi o yıllar duymamıştık. Fakat şimdi bakıyoruz, gazete ve televizyonlar hemen hemen her gün çocuklara yapılan cinsel istismar haberleri veriyorlar.

Yetmiş sene evvel ilkokula giden kız öğrenciler şimdiki gibi bacaklarını kapatan pantolon giymezler iç çamaşırının üzerine siyah “okul önlüğü” giyer öyle giderlerdi. Yani şimdiki okula giden çocuklara nazaran daha açık giyinir fakat hiçbir kimsenin kötülük aklının ucundan bile geçmezdi. Hiç bir çocuğun şimdiki gibi Annesi, babası veya bir yakını çocuğu okula getirip götürmez çocuk evden okula, okuldan da eve tek başına gelip giderdi. Ne yollarda ne okulda bu kötülükleri yapanları ne duyduk, nede gördük. Fakat şimdi bakıyoruz televizyonlarda, gazetelerde haftalık haberin başında çocuk istismarı birinci haber olarak veriliyor. Biz nasıl bu hale geldik ?, neler oldu bize hele şu geçen on beş sene içerisinde yüzde yedi yüz bu olaylar artış göstermiş. Gittikçe de artmakta bu işin önüne geçmek için Hükümetin hiçbir çalışması yok maalesef. Hem de bazı vakıflarda, derneklerde, okullarda daha fazla görülmekte. Üç beş şerefsiz, sapık yüzünden yakınlarımızın ve komşularımızın çocuklarını sevemez olduk, eskiden o masum çocukları sevindirmek için cebimizde gezdirdiğimiz şeker, kuru yemiş veya yiyecekleri artık yanlış anlaşılır diye çocuklara veremiyoruz.Sokakta gördüğümüz tanıdık , çocukları bırakın sevmeyi konuşmak ,bakmamız bile bizi de o kötü kişilerden sanarlar diye pas geçmek mecburiyetinde kalıyoruz.

Yetkili kişilere sesleniyorum; bu vicdanları sızlatan kepazelikler özellikle kapalı alanlarda, okullarda, kurslarda oyun salonlarında, çocuk oyuncak parklarında ve hatta bazı sokak ve caddelerde işlendiğini duyuyoruz. Bu yerlere kamera takın ve birden fazla güvenlikçileri yerleştirin bunları temin etmeyen kursların, okulların açılmasına müsaade etmeyin, ruhsat vermeyin. Bu yüzsüz pislik adamlar yüzünden dürüst, işinde, aşında insanlarımızda zan altında kalıyor ve en yakınlarının çocuklarına bile yaklaşamaz, konuşamaz ve sevemez oldular.

Dinar Belediyesi tarafından mahalle aralarında yapılmış çocuk oyuncak parklarına kamera konulmasına dair 27 Temmuz 1918 tarihinde “ ÇOCUK PARKLARINA KAMERA SİSTEMİ ŞART OLDU “ Başlıklı bir makale yazmıştım. O yıllarda çocuk parklarının tamamı bittikten sonra bu işin dikkate alınacağı gerekçesiyle yapılamamıştı. Belediye Başkanı Sayın Nihat Sarının konuyu da dikkate alarak bu parklara kamera sistemi az da olsa yapılması caydırıcı olmak bakımından yaralı olacaktır. Dinarda bu gibi olaylar Allah’a şükürler olsun pek olmaz ama her ihtimale karşı çocuklarımızı düşünmek ve korumak mecburiyetindeyiz.

SAYGILARIMLA.05326675701

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.