BAŞBAKAN “PARTİLİ”OLABİLİR Mİ?

Başbakan “partili” olabilir mi sorusuna muhatap olan her Türk vatandaşı, “elbette olabilir” şeklinde cevap verir.

Çünkü; geçmiş tecrübemiz ışığında sorgulama ihtiyacı dahi hissetmeden bu soruya olumlu cevap veririz.

Halbuki, bugün Cumhurbaşkanı’nın partili olmasının getireceği mahsurları sıralayanların, aynı mahsurları Başbakan için de dile getirmeleri gerekirdi.

Netice de, Başbakan yürütmeye dair yetkilerin büyük kısmını kullanmaktadır. Bakanların tespit edilmesinden, bürokrasideki atamalara kadar çok büyük bir yetki alanını kontrol etmektedir.

Cumhurbaşkanı söz konusu olduğunda dile getirilen Adalet Bakanı belirlemesini ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı atamasını bugüne kadar kim yapıyordu?

Başbakan…

Peki, onun “partili” olması mahsur teşkil etmiyor muydu?

Hayır…

O zaman aynı atamayı Cumhurbaşkanı yapınca, Cumhurbaşkanın “partili” olması neden eleştiriliyor?

Aynı duruma geçmişin alışkanlıklarıyla baktığımız için eleştiriliyor.

Sanki yeni dönemde Başbakan ve Cumhurbaşkanı gibi iki ayrı makam var gibi düşünüyorlar. Ve bunlardan Başbakan’ın “partili”, Cumhurbaşkanı’nın “partiyle ilişkisi kalmamış” pratiğinden geldiğimiz için anlamak istemiyorlar.

Anayasa değişikliklerinin hayata geçmesi, belli bir takvime bağlı olduğundan dolayı, sistem tam anlamıyla uygulanana kadar bu kafa karışıklığı devam edecek gibi görünüyor.

Yeni dönemde Başbakanlık makamı da Cumhurbaşkanlığı makamına mündemiç olacak… Bu tip sistemlerde dünyadaki örneklerde de Cumhurbaşkanları “partili” olabilmektedir. Ve çoğunlukla “partili”dir.

Yürüttüğü görev bakımından sorumlulukları sadece idari değil, aynı zamanda siyasidir. Siyasi programı ve hedef olmak durumundadır. Bunun halka anlatılmasını ve icraatlarıyla ilgili halkla temasını doğal olarak siyasi parti üzerinden yapacaktır.

Seçimlerdeki çalışmalarını yine siyasi partisi ile gerçekleştirecektir.

Bundan sonra geçmiş dönemin alışkanlıkları ve pratikleri üzerinden eleştiri getirmek beyhude bir çaba olacaktır.

16 Nisan 2017 referandumu ile halkımız anayasa değişikliğini onaylamıştır.

Sorumluluk sahibi herkese düşen önümüzdeki geçiş döneminde gerçekleştirilecek “uyum yasalarına” katkı vererek, sistemin daha mükemmel hale getirilmesine gayret etmektir.

Hangi sistem olursa olsun bunu uygulayacak olan “insan”dır. Her siyasi hareket kendi kadrolarının insan kaynağı kalitesinin yükseltilmesi için çaba göstermek zorundadır.

Bu konuda Cumhurbaşkanımızın 21 Mayıs kongresinde yaptığı konuşma sadece Ak Parti için değil, diğer siyasi partiler ve halkımız için de yol göstericidir.

Muhalefete düşen halkın tercihini eleştirmek olmamalıdır.

Hepimiz daha güzel yarınlar için birlikte gayret etmeli ve en güzelini hedeflemeliyiz.

Milletimizin tercihlerinin ve beklentilerinin rehberliğinde…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.