Bakanımız not almıştı, gereğini yaptı...

Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu bugün

İlimizde olacak.

Veysel Hocamız özellikle son bir yıl

içerisindeki yatırımlar ile ilgili bilgiler aktaracak.

Başta Orman ve Su İşleri Bakanlığı olmak

üzere, AK Parti Hükümetinin İlimize yaptığı

yatırımlar, sağladığı ödenekler biliniyor ve

görülüyor ama, bilmediklerimizi duymadıklarımızı

da Bakanımızın anlatımları ile

öğreneceğiz.

HHH

Altı ay kadar önce, Bakanımızın AK Parti İl

Başkanlığında Sivil Toplum Örgütleri ile yaptığı

istişare toplantısında iki konuyu kendisine

aktarmıştım.

Birincisi

Uyuşturucu’,

ikincisi başta

Erenler ve

Gazlıgöl olmak

üzere artmaya

başladığı gözlenen

fuhuş’ olayları...

Bakanımız bu

iki konuyu bizzat

kendisi not almıştı

ve toplantı

çıkışında ‘Her iki

konuda çok çok

önemli, mutlaka

ilgililer ile görüşeceğim ve gerekenin yapılması

talimatını vereceğim’ demişti.

Bakanımız dediğini yaptı.

Son altı ay içerisinde

hem ‘uyuşturucu’, hemde

‘fuhuş’ ile mücadele

konusunda

Afyonkarahisar’da önemli

mesafeler alındığı ‘icraat’

lardan belli oluyor.

Yakalanan satıcılar ve

uyuşturucu miktarında

önemli artışlar görülüyor.

Fuhuş’ konusu da aynı

şekilde...

Cumhuriyet

Başsavcılığının hızlı şekilde

verdiği destekle Emniyet ve Jandarma önemli

sonuçlara ulaşıyor.

Sadece Emniyet ve Jandarma ekipleri değil

bu konuda mücadele verenler.

Devletimizin diğer kurumları da kendi

alanlarında, bu ‘sektör’ içerisinde yer alan

işletmelere karşı bir savaş açmış durumdalar.

Olması gereken de budur zaten.

Top yekun mücadele...

Özellikle Maliye ve SGK ilgililerinin yapmaya

başladıkları çalışmaları duydukça memnun

oluyoruz.

Başta Bakanımız olmak üzere,

Milletvekillerimize, Valimize, Cumhuriyet

Başsavcımıza, Emniyet Müdürümüze, Jandarma

Alay Komutanımıza, Defterdarımıza, SGK

Müdürümüze ve tüm birimlerdeki ilgililere

teşekkür ediyoruz.

Durmak yok, mücadeleye devam...

Acımamak

gerek...

FETÖ ile ilgili mücadele konusunda

ODAK olarak tüm ayrıntıları kamuoyu ile

paylaşmaya devam ediyoruz.

Dün bugün değil.

15 Temmuz’dan sonra da değil...

Daha 15 Temmuz olmadan önce bu

hain örgütle mücadelemiz biliniyor.

Bazıları ‘onlar teröristse bende teröristim

derken ve FETÖ’cülerin isimlerini, resimleri

yayınladığımız için bizi hedef

tahtasına koyarken, biz nasıl ki bir milim

bile çizgimizden sapmadıysak şimdide sapmayacağız.

Bunu neden yazdım şimdi tekraren?

Şundan dolayı...

Bu hain örgütün İlimizdeki kriptoları

başta olmak üzere çeşitli yerlerde halen

daha etkili ve yetkili olanlar ‘Türkiye Cumhuriyeti

Devletinden yanaymış gibi görünmeye

devam edip, bildiklerini okuyorlar

ve FETÖ ile mücadele eden başta

Güvenlik ve Savcılık görevlilerimiz olmak

üzere hepsi ile ilgili olumsuz söylemlerin

kaynağı oluyorlar.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan

defalarca söyledi.

Bunlara acımak yok, acırsak acınacak

hale düşeriz.’

İşte bu sözü kimsenin unutmaması

gerek.

***

Hain FETÖ örgütü ile ilgili mücadele İlimizde

de devam ederken, pek çok kişi de

tutuklanıp, cezaevine konuldu.

Ama bilin ki bunlarda bazıları orada da

rahat durmuyorlar.

Pazartesi gündemimizde bu konu var.

Belediye’den çok

önemli isteyim?

Yazan:Veysel Eroğlu

Yukarıdaki başlığı Şuhut Sesi Gazetesinden aldım.

Bakanımız Veysel Eroğlu’nun kendisinin yazdığı ve manşetten

verilen bu haber 11 Mart 1967 tarihine ait.

50 yıl öncesi...

Ve şimdi aktaracağım yazıyı okuyunca, Bakanımızın

Orman ve Su’dan sorumlu Bakan olacağını sanki 50 yıl

öncesinden hissettiğini anlayacaksınız.

Sözü uzatmadan o yazıyı aktarayım....

Belediye’den çok

önemli isteyim?

Yazan Veysel Eroğlu

Bahar yaklaşmakta,

dolayısıyla ağaç dikim

mevsimi de girmektedir.

Şuhutumuz bu

mevsimden

yararlanacakmıdır? Yeşil

rengin ne demek

olduğunu bilmeyen

Şuhuta bu renk

öğretilecek mi?

Çünkü ağaç yoktur ki.

Bunun için ilk iş olarak

Şuhut’a giriş yolları, çarşı,

bazı geniş sokaklara

belediye tarafından ağaç

dikilmeli. Veya ağaç

dikilmesi gerekli olan

yerlere Belediyenin

baskısı ile halk dikmeli.

Mesela gösterilen

sokaklarda işaretlenen

yerler evinin önüne gelen

herkes örneği gösterilen

ağaçtan dikmelidir ve

korumalıdır.

Böylece Şuhut yeşil

renkten nasibini alacak,

belediye de dikili ağacım

var diye sırtını

dayayabilecektir.

Veysel Eroğlu

Aynı tarihli gazeteyi incelerken

bir yazı daha dikkatimi çekti.

Yazan yine Bakanımız.

Sol yazarlara dokundurmuş.

Kalemi sivri...

İşin aslına bakarsanız aradan

elli yıl geçmiş olmasına rağmen,

Bakanımızın bahsettiği o tip

yazarlarda, daha doğrusu o

görüşteki yazarların pek çoğunda

bir zihniyet değişikliği yok.

O yazıyı da aktarayım.

Sol özentili Yazarlar

Zemzem Kuyusuna

İşeyen adam ve eşek arısı

Yazan : Veysel Eroğlu

Şu özentili yazarlar yok mu? Meşhur olma sevdasında. Meşhur

olmak ise günümüzde çok basit.

Nasıl mı?

Allah çerçevesinden, millete hizmet ederek ama yükselmeyeceklerini

bu yoldan meşhur olamayacaklarını biliyorlar.

Çünkü asıl niyetleri millete hizmet değil, efendilerine hizmettir.

Efendileri diyorum, evet işin ucunda para vardır o halde meşhur olmak

için kala kala ikinci yol kalıyor. Yani ‘Zemzem kuyusuna’ işeyipte meşhur

olmak isteyen adama benziyorlar.

Zalim Hacac meşhurdur. Astığı astık, kestiği kestik. Kesik kellelerin

üzerine çıkarak büyüdü. Gerçekten kesik kellelerin üzerinde boyu

epeyce yükseltti.

Bizim solcu yazarlarda ‘Zalim Hacac’ a benzemeye çalışıyorlar.

Nasıl?

Bütün manevi değerleri keserek, tüm ahlaki değerleri boğarak,

mülkiyet hürriyetini ve özel sektörü darağacına göndererek...

Sonra bunların üzerine çıkıp bize büyük görünmeye çalışıyorlar.

Tıpkı Zalim Hacac gibi, aynen ‘Zemzem Kuyusuna, işeyen adam’ gibi.

Büyük sevdasındalar. Eline su dökemedikleri gerçek büyüklere tenkit

ediyoruz diye iftira atıyorlar.

Tenkit çok güzel bir şeydir. Onda bir mihenk taşı gizlidir. Amma o

solcuların tenkitleri asıl tenkitten çok uzaktır. Gerçek tenkit yani iyi niyetli

tenkit bal arısının sokmasına benzer, öbürü ise Eşek arısının sokması

gibidirler. Eşek arısıdırlar. Hiç bir zaman bal arısı olamazlar.

***

Bakanımızın yazdığı gazeteden

küçük bir haber daha verelim.

İğneli bir haber aslında...

Reis Bey Ankaradan döndü

Bu hafta içinde Kaymakamın askerlik

meselesi için Ankara’ya Kaymakamla

beraber Kaymakamlığa ait

vasıtayla giden reyisimiz bekir oynağanlı

dönmüştür. Hoş geldiniz deriz.

Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti

üyesi ve basın kartı sahibi Bakanımızın

gönlü ne kadar temizmiş ki, yıllar

zonra Cenab-ı Hak, O’na ‘Madem

ağaça, yeşile bu kadar önem veriyorsun,

madem Peygamberin gibi yarın

öleceğinizi bilseniz fidan dikin’ diyorsun,

al tüm Türkiye sana emanet

demiş demek ki.

Yolu ve bahtı her zaman açık olsun

Bakanımızın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Afyon'un yerlisi 2018-01-13 16:08:39

Sizi sever sayarım Mehmet abi. Bilirim ki Sn. Eroğlu'na şahsi veya milli bir vefa borcunuzuzu ifa ediyorsunuz. Lakin en büyük fuhuş ortakları ve torbacılar bugün Sn. Burhanettin Çoban'ın ve İbrahim YURDUNUSEVEN'in etrafında yalakalık yapıyor. İşte bu yüzden 15 yıldır desteklediğmız partiden nefret eder olduk. Afyon Ak parti teşkilatı, ak Parti'ye gönül vermiş insanlara tekme vuruyor, ama sokak sokak Burhanettin beye ve cumhurbaşkanımıza küfreden soysuzlara destek veriyor. Bugün ak Parti'yle alakalı en ufak bir eleştiri yaptığımızda hemen Fetöcü ilan ediliyoruz. Afyon'un içi dışı fıkır fıkır Fetöcü kaynarken, il başkanının kalkıp benimle uğraşması olacak iş değil. Ben sizin vasitanizla devlete sesleniyorum.
Afyon'da ak parti il teşkilatının başkanından çaycısına kadar hepsine yol verin kardeşim. Bunların alayı cetelesmis, ekip kurmuş

Avatar
İDİ AMİN 2018-01-14 05:49:14

Hep aynı kişiler etrafında dönüp duran resmi yayin organı gibi çalışan Polit büro Pravdasından farkı olmayan bir yayın.Hatta onlardan da beter. Tek parti rejimlerinin veya Tek adam sistemlerinin kaçinılmaz sonucu=Tek seslilik.