AZİZ MİLLETİMİZİN ZAFERİ

15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşandı. Her darbe gibi bu da ülkenin meşru yönetimini hedef alıyordu.

Peki bu darbe girişimine karşı meşru yönetim ne yaptı?

Önce Başbakanımız bunun ordu içerisindeki küçük bir grubun kalkışması olduğunu duyurdu. Akabinde Cumhurbaşkanımız televizyonlardan milleti darbecilere karşı direnişe çağırdı.

Kimse bu çağrıların nasıl bir karşılık bulacağını bilmiyordu. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümette, darbeciler de…

Cumhurbaşkanımız, 2001’den bugüne her kritik dönemde kendisini yalnız bırakmayan “milletimizin” ferasetine güveniyordu.

Darbeciler de, daha önceki darbeleri sessizce izleyenlerin, yine aynı şekilde davranacağını düşünüyorlardı.

Sonunda millet ve millete inanan liderin öncülüğünde devlet kazandı.

Şöyle bir düşünün, o gün karar veren siz olsaydınız ne yapardınız?

TSK içerisinde yuvalanmış bir grup hain kalkışmaya yeltenmiş, asi olmuş. Bunun ne kadarlık bir yaygınlıkta olduğunu bilmiyorsunuz. Bazı komutanlar ve birlikler de meşru seçilmiş iktidara bağlılık bildiriyor.

Mesela, bu durumda size bağlılık bildiren komutan ve birliklere, asilere karşı harekat emri verir miydiniz?

Eğer sadece iktidarınızı, kendinizin ve ailenizin canını düşünseydiniz verebilirdiniz, değil mi…

Ama Cumhurbaşkanımız, tam tersine birliklere kışlalardan ayrılmama, kışladan çıkmış olanlara da kışlalarına dönme emri verdi.

31 Mart vak’asının ardından II. Abdulhamid de benzerini yapmıştı.

İstanbul’daki askeri birliklere, İstanbul’a yürüyen “Hareket Ordusu”nun karşısına çıkmama emri verdi. Sadece iktidarını düşünse idi, tersini yapardı.

Demek ki, gerçek liderler iktidarları ve canları pahasına devleti zaafa uğratacak, kıtale ve iç savaşa yol açabilecek emirler veremezlerdi. Cumhurbaşkanımız da, devletin selameti için böyle bir emir vermedi.

Ne yaptı?

Devletin asli sahibi millete seslendi. Tıpkı daha önceki kritik dönemlerde olduğu gibi…

2007 Cumhurbaşkanlığı ve 27 Nisan krizinde milleti işaret etti.

17-25 ihanetin de yerel seçimler sandığında hesaplaştı. Aynı yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde milletin desteğini sağladı.

15 Temmuz’da da milleti işaret etti.

Cumhurbaşkanımızın işaretiyle millet, devletine sahip çıktı.

Heyhat, üzerlerinde taşıdıkları üniformaya, bağlılık yemini ettikleri devlete ihanet edenlerin gözü dönmüştü. Millete de ihanet ettiler. Silahsız ve masum halka namlularını çevirdiler. Adi birer katil gibi davranarak, silahsız ve masum 248 vatandaşımızı şehit ettiler. 2193 vatandaşımızı da yaraladılar.

İşte, salt iktidar kaygısında olanlar, devleti ve milleti düşünmeden bunu yapabilirler. Katil sürüsü gibi hareket edebilirler.

Vatan, devlet ve millet sevdalıları ise yüreklerinde taşıdıkları sevgiyle; tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı tarihimizin en önemli zaferlerinden birisine imza atarlar.

Türk milletini tanımayanların hezimeti, aziz milletimizin zaferinin adıdır; 15 Temmuz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.