27 Kasım 2017 Pazartesi 06:25
Çoban ile Taşgetirenin ortak işareti

Çoban ile Taşgetirenin ortak işareti

Süleyman Taşgetiren bilindiği gibi daha

önce AKÜ’de Rektör Yardımcısı olarak görevliydi.

FETÖ/PDY soruşturmaları nedeniyle gözaltına

alınmıştı.

Kendisine bu örgüt üyeliği nedeniyle hapis

cezası verildi.

9 yıl 9 ay ceza aldı. Halen tutuklu...

Bana gönderdiği mektuptaki hususların bir

kısmını ve benim bu ifadelerine karşı yorumlarımı

bu köşede yayınladım.

Önceki hafta ben Kıbrıstayken Süleyman

Taşgetiren’in cezaevinden yazdığı mektubu

konu ettiğim yazım yayınlanmıştı.

Gazetedeki arkadaşlarla telefonla gündemi

konuşurken, görüşmek isteyenlerin listesini ilettiler.

Listede Yazar Ahmet Taşgetiren’de vardı.

Cep telefon numarasını iletmiş ve görüşmek istediğini

belirtmiş.

Aradım kendisini.

Kardeşinin gönderdiği mektuptan bazı bölümleri

yayınladığım için teşekkür etti, ama

benim bazı yorumlarım nedeniyle de sitemkardı.

Koyduğunuz tavırla yargı süreci etkileniyor

dedi.

Tarafsız olmamız’ gerektiğini söyledi.

Biz tarafız’ dedim.

Ve ilave ettim;

Türkiye Cumhuriyeti Devletinden yana tarafız.

Biz kimseyi yargılamıyoruz. Sadece olan

biteni veriyoruz. Bazıları gibi ortaya karışık yazmıyoruz.

İleride her anlama gelebilecek şekilde

yorumlar yapmıyoruz. Net olarak yazıyoruz.

Kim ne yaptıysa bunu anlatıyoruz. Elbette darbecileri,

FETÖcüleri alkışlayacak değiliz.

Suçlu olanların suçunun cezasını çekmesini

istiyoruz.’

Söze girdi Ahmet Taşgetiren; ‘Mehmet

bey ama daha hüküm kesinleşmedi ki

dedi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinde davanın görüleceğini

söyledi.

Yani ‘Herşey bitmedi’ demeye getirdi.

Çok nazikti konuşmasında Ahmet Taşgetiren.

Kardeşinin mektubunda değindiğim ‘hakaret

ve tehdit’ içeren cümlelerini sordu.

Özetledim kısaca.

Hiç bir şekilde tehdit ve hakareti mazur göremeyeceğini

belirtirken, kastı aşan cümleler

varsa da kardeşinin böyle bir maksatla o cümleleri

kurmayacağını düşündüğünü söyledi.

Kendisinin duruşmaya geldiğinde aile ile görüşme

konusuna konuştuk.

O anda ben dışarıda çağrılmayı bekliyordum.

Onlarda duruşma salonundaydı. Dolayısıyla

yüzyüze gelemedik, sadece selamlaştık

dedi.

Süleyman Taşgetiren’in neden etkin pişmanlık

hükümlerinden yararlanmak için müracaat

etmediğini, bildiklerini neden

anlatmadığını sordum;

Başkalarını ispiyonlama gibi birşey yapacağını

sanmıyorum. Bu karakter meselesi

dedi.

Yani pek olacağını sanmam demeye getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Hükümetini

ortadan kaldırmaya yönelik hareketler karaktersizlik

olmuyor, bunu yapanlar ile ilgili bilgileri

kendine saklamak karakterlilik oluyor!

Pes demek gerek herhalde...

Geçen hafta Belediye Başkanı Burhanettin

Çoban’ın yazdığım yazıya verdiği cevabı yayınlamıştım.

O cevapta Başkan Çoban’da tıpkı Ahmet

Taşgetiren gibi FETÖ / PDY ile ilgili olarak Afyonkarahisar

2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen

kararların henüz kesinleşmediğini

belirtiyordu.

Ne kadar benzeşti Başkan Çoban’ın bu ifadesiyle

ile Ahmet Taşgetiren’in ifadesi...

Anlaşılan, Yargıtay’dan gelecek kararı dört

gözle bekleyenler ve o gelecek kararlara işaret

çakanlar çoğunlukta

Maç güzel, seyircimiz daha güzel...

Dün Afjet Afyonspor Buca maçını izlemek üzere

stadyumdaydım.

Stada ikinci gidişim.

Daha öncede Fenerbahçe maçını izlemek için gitmiştim.

Stadyum harika.

AK Parti Hükümetlerinin İlimize kazandırdığı en

önemli yatırımlardan birisi.

Düşünenlerin, yapanların ellerine kollarına sağlık.

Stadyumda bana göre saha içindeki reklam bilboartlarının

‘elektronik, akan yazı’ şeklinde olması gerekli. Böylesine

modern bir stadyumda reklamlarında da modern

olması gerekli.

Ayrıca, otopark konusuna bir çözüm bulunması gerekli.

Alan müsait.

Çok katlı otopark ve o otoparktan şeffaf tüneller ile

stadyuma bağlantılar düşünülmeli.

Başkan ve ekibi sık sık yurt dışına gitmekteler.

Özellikle Münih stadyumuna ve İspanya’daki stadyumlara

bakmalılar.

Yurtdışından da takımlar bundan sonra sıklıkla İlimize

geleceklerine göre...

Otopark ve reklam konusunda çalışmalar yapılmalı.

Afjet Afyonspor’u uzunca zamandır ilk kez izledim.

Önceki Başkan Salih Sel’in bu takım ile ilgili yaptığı özverili

çalışmaları biliyorum.

Salih Sel’e bu konuda teşekkür etmek gerek.

Takımdaki birlik ve beraberlik ruhunun oluşturulmasında

katkısı büyük.

Arkadaşlar dün kendisinin uzunca bir aradan sonra ilk

kez gelip maçı izlediğini söylediler.

Neden protokoldeki yerine oturmadığını merak ettim

doğrusu.

Hem İl Genel Meclisinin Başkanı olarak o protokolde yeri

var, hem de bu takıma verdiği katkılar nedeniyle...

Protokolde ilgisiz pek çok kişiyi görüpte, Salih Başkanı

görmemeyi yadırgadım.

Çok uzun yıllar önce İzmir’de takımımızın maçına gitmiştik.

Kimimizin kafasına taş gelmişti, kimimizde tekme yemiştik.

Dün maçı izlerken o yıllar aklıma geldi.

Bizim taraftarımızda küfür yoktu.

Sadece alkış ve tezahürat.

Ama Buca seyircisi maalesef maç sonunda taşkınlıkta

bulundu.

Oturdukları koltukları parçalamak, onları sahaya fırlatmak,

dışarıda da Afyon seyircisine taş fırlatmak, küfür

etmek...

Yakışmadı İzmir’lilere...

Aradan yıllar geçmiş ama İzmir izleyicisi maalesef değişmemiş.

Yenmek kadar yenilmekte olağandır.

Bunu hazmetmek gerektir.

Hazımsızlık kötüdür. Hazımsızlık çekenlere tavsiyemiz

var;

Afyonkarahisar’ın iki güzel ve kaliteli madensuyu var.

Birisi Kızılay, diğeri Avşar...

Tavsiye ederiz.

Maçı takip ederken, bir yandan da seyircimizi izledim.

Yıllar öncesinden çok farklıydı.

Öncelikle hanım seyirciler ve çocuk izleyicilerin stadyumda

olması çok güzel.

Beraber yürüdük biz bu yollarda’ tezahüratı ile stadın

üst kısmında bulunan ‘Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak,

Tek Vatan’ pankartı da birleşince, sahadaki

futbolcular olmasa AK Parti kongresinde hissi verecekti.

Protokol üyelerinin tam kadro stadyumda olması,

hanım izleyicilerin olması, tezahüratlarda olumsuzluk olmamasının

Afjet Afyonsporu olumlu motive ettiği aşikar.

Küçük bir eleştiri de, maç öncesi ile devre arası ve maç

sonrası dinletilecek müzikler ile ilgili...

Kırık havadan pop’a geçiş pek hoş değil.

Özellikle Afyonkarahisar’ın türküleri seçilmeli.

Repertuarımız zengin...

Zorluk çekilmez bu konuda.

Stadda pek çok dosta rastlamak güzeldi.

Afyonspor vefalıları’ demek daha doğru olur onlar için.

Afyonsporun en zor günlerinde de eksiksiz olarak takımımızı

desteklediğini gördüğüm Kemal Eker, Kadir Sevimli,

Gürcan Aşçı, Hacı Öztabak bunlardan sadece bir

kaçı...

Afyonspor böyle gönüllüleri sayesinde bu günlere

geldi.

Afjet Afyonspor maçı 1-0 kazandı ama, şans Afyondan

yanaydı.

Orta saha mükemmel, ama ileri de sıkıntılar var.

Birde futbolcularımız gereksiz tartışmalardan ve hakeme

söz söylemekten uzak durmalılar..

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 2017-11-27 09:28:26

Devletten yana olmak ispiyonculuk değil.Rektörlük seçiminde nasıl anlaştılar.Hangi fetö cülere kadro verdildi.Rektörleilişkisini anlatmalı