15 TEMMUZ

Yakın tarihimizin en büyük ihaneti, şüphesiz 15 Temmuz darbe girişimidir.

Türkiye’de daha önce de darbeler oldu. Neden en alçak, en kötü, en kanlı olanı 15 Temmuz’da yaşandı?

Çünkü, 15 Temmuz sadece iktidara yönelik bir darbe değildi. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü yok etmeye yönelik bir teşebbüstü.

İşgale kapı aralayabilecek bir ihanetti.

Halkı birbirine düşürme hedefi vardı.

Orduyu kendi içerisinde çatıştırma ihtimali vardı.

Emniyet güçlerini birbirine kırdırma ihtimali vardı.

Ezcümle; iç savaş çıkarma gayesi vardı.

1960, 1980 darbeleri ve 12 Mart muhtırası Türkiye’yi Batı ittifakından çıkabilme ihtimaline binaen gerçekleştirdiler. Ülke içindeki karışıklıkları, sosyal ve siyasal çalkantıları bahane ettiler.

Dönemlerindeki, siyasilerin Sovyetler Birliği ile kurdukları ilişkilerden çekindiler. Zaman “soğuk savaş” dönemiydi. Dünya da sadece siyah ve beyazdan ibaretti.

Siyasilerin tavır değişikliği riski alınmazdı.

Öğrenci olayları, anarşi ve terör ülkeleri mensup oldukları ittifaktan ayrılabilecek sonuçlar doğurabiliyordu.

Tabii bir de Türkiye’nin bağımlılıklarının ve bağlılıklarının devam etmesi isteniyordu.

Bu ve benzer sebeplerle, Batı ittifakından ve taraf olduğu kuruluşlardan kopmaması için, Türkiye’de darbeler gerçekleştiriliyordu.

O nedenle tüm darbe bildirileri; Batı ittifakına, Nato’ya vs bağlılık cümleleriyle başlardı.

Ama bunların hiçbirisinin gerçekleşmesi aşamasında, sivil halka ateş edilmedi. Tanklarla, uçaklarla, helikopterlerle katledilmedi.

Burada şunu mutlaka belirtmeliyim:

Tüm darbeler kötüdür. Ülkeyi geri bırakır. Her darbe mağduriyetlere, zulme ve kaht-ı ricale neden olur.

Ama 15 Temmuz en fecisiydi. Kanlı, hain, ülkenin geleceğine. Bütünlüğüne ve bağımsızlığına kastedeni idi.

İnsan olan kimsenin cür’et edemeyeceği kadar alçakça idi.

Bu topraklarda devşirilen hiçbir hainin dahi tasavvur edemeyeceği kadar büyük bir ihanettir.

Ama oldu…

Hem de dini hizmet yapma iddiasında ki FETÖ eliyle yapıldı.

Bu topraklardan bu kadar hainin bir arada toplandığı bir yapı tarihte hiç görülmemişti.

Son bir yıla baktığımızda mücadelenin çok uzun yıllar devam etmesi gerektiği görülüyor. Yurtdışında ve yurtiçindeki faaliyetleri hep uyanık kalmayı gerektiriyor.

Hiçbir kutsala saygısı olmayan FETÖ, her türlü istismarı hala sürdürüyor.

En son Cumhurbaşkanımızın ABD gezisinin başladığı gün FETÖ elebaşının New York Times’ta yazdığı yazı bunun delilidir.

Daha sonrasında Almanya’ya sığınan diplomatik pasaportlu hainlerin orada bir gazetede yazdıkları makale bunu ispatlıyor.

Uyanık olmalıyız. Çünkü, hainler boş durmuyor. İhanetlerine devam ediyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.