Fetö’cü Hakim Ve Savcılar Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu
Fetö’cü Hakim Ve Savcılar Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu

Afyonkarahisar’da bir yatırımcı, sahte belgeler düzenleyerek kendisini usulsüz şekilde yargıladığını belirttiği Fetulahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi bürokrat, hakim ve savcılardan şikayetçi oldu. Mesut Birler isimli yatırımcı, aynı zamanda Türkiye’de FETÖ üyesi olmak suçundan tutuklanan hakim ve savcılardan şikayetçi olan ilk kişi de oldu.2010 yılında ‘Teşvik Yasası’ kapsamında aldığı arazi ile yatırım yapmak isteyen Mesut Birler isimli yatırımcının hayatı bu arazi ile birlikte altüst oldu. Adına sahte belgeler düzenlendiğini, FETÖ tarafından mahkemelere çıkarılarak 18 yıl hapisle yargılandığını belirten Birler, Polis Kriminial Laboratuvarları’ndan lehine raporlar çıkmasına rağmen yargılandığını söyledi.FETÖ’cü hakim ve savcıların kendisi adına sahte evrak düzenleyen bürokrat ve vergi dairesi memurlarını beraat ettirdiğini öne süren Birler, her şeye rağmen FETÖ yapılanmasından korkmadığını ve üstüne gittiğini dile getirdi.“Amerikalı firmadan aldıkları talimatları uyguladılar”Dönemin Afyonkarahisar Defterdarı M.C. hakkında Amerikalı bir firmadan aldığı talimatları yerine getirdiği iddiası ile suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Birler, “Biz Boltar Tarım ve Hayvancılık firması olarak Afyonkarahisar’a eklentileri ile beraber yaklaşık 10 milyon TL’lik entegre hayvancılık tesisi kuracaktık. Bu kapsamda teşvik belgesi aldık. Teşvik belgesine istinaden Afyonkarahisar’da bize 270 bin metrekarelik kamu arazisi tahsis edildi. Fakat bu kamu arazisi yaklaşık 1 yıl sonra tekrar elimizden geri alındı. Geri alınmasının nedeni Amerikalı firma ile Defterdarlık görevlileri arasında çıkar ilişkisi vardı. Kendisine gelen talimat ile Afyonkarahisar Defterdarı (dönemin) M.C. tarafından resmi görüş yazıları yazıldı ve bu yazılara istinaden bize tahsis edilen kamu arazisi iptal edildi. İlginçtir ki bu iptalden sonra aynı arazi tekrardan ihaleye çıktı. İptal gerekçesini hazırlamaya çalışan Amerikalı firmaya da verilmek istendi. Açıkça şu anlaşılmaktadır. Amerikalı firma ile Defterdarlık görevlileri çıkar ilişkisi içerisindedirler. Ben Başbakanlık Teftiş Kurulu, İçişleri, Maliye ve Adalet Bakanlıklarına resmi görüş yazısı yazarak, üst makamları aldatan M.C. hakkında suç duyurularında bulundum. Amerikalı firmadan aldığı talimatlar ile anayasal düzeni değiştirmeye yönelik teşebbüslerde bulunan, üst makamları bu şekilde aldattılar” diye konuştu.“Defterdar hakkında 7-8 defa suç duyurusunda bulundum”Mesut Birler, sözlerini şöyle sürdürdü:“Dönemim sayın bakanları bunu bilmeden imzaladılar. Çünkü ilerleyen tarihlerde Amerikalı firma ile bunların arasında çıkar ilişkisi olduğu meydana çıktı. İlerleyen zamanlarda biz konuyu Danıştay’a götürdük ve Danıştay’da kazandık. Kazandıktan sonra bizim hakkımızda sahte belgeler ile tutanaklar tutuldu, bunlara istinaden raporlar yazıldı, şirketimiz kapatıldı. Şimdi yaklaşık olarak 10 milyon TL tutarındaki bir yatırımı yapamaz hale geldik. Dönemin Defterdarı M.C. hakkında ve sahte belgeleri düzenleyen memurlar hakkında ben yaklaşık olarak 7-8 defa suç duyurularında bulundum. Bu suç duyurularıma takipsizlik kararı veren cumhuriyet savcıları diyemeyeceğim onlara, 9 tane hakim ve savcı FETÖ soruşturması kapsamında bugün itibari ile cezaevine girmişlerdir. İşte o hakim ve savcılar sürekli benim yaptığım suç duyurularına takipsizlik kararı vererek, dönemin Afyonkarahisar Defterdarını, Amerikalı firmayı açıkça koruyup ve kollamışlardır.”“FETÖ yaptığı organizasyon ile Amerikalı firmayı korudu”Türkiye’de bir ilke imza atarak kendisini yargılayan ve FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan hakim ve savcılar hakkında suç duyurusunda bulunan Birler, “Ben bu hakim ve savcılar arasından FETÖ üyesi kapsamında organizasyon yaptıkları ve bu kapsamda verdikleri karar ile Amerikalı firmayı, dönemin bürokrat ve memurlarını korudukları, ayrıca adalete olan güveni sarstıkları gerekçesi ile suç duyurularında bulundum. Kriminal servisten benim imzam olmadığına dair raporlar geldiği halde sanki benim imzammış gibi imzalar atılmış, raporlar tutulmuş ve o belgeleri düzenleyenler mahkemelerde berat etmişler. Afyonkarahisar’da yapacağımız yatırımın engellenmesi ile yaklaşık 20 kişi istihdam edilecekti ve Afyonkarahisar ekonomisine katkıda bulunacaktık. Bizim bütün yatırımlarımız iptal edildi. Paralel Devlet Yapılanması kapsamında içeri giren hakim, savcılar ve adliyenin imamı bugün içerideler, tutuklular. İmamlar içeride fakat müezzinler dışarıda kalmış. Bir zahmet savcılarımız şunlarla bir ilgileniversinler diye suç duyurusunda bulundum” diye konuştu.“2013 yılının başlarında FETÖ kavramını dile getirdim”Fetuhçı Terör Örgütü kavramını Türkiye’de ilk defa 2013 yılında kullanan kişilerden birisi olduğunu söyleyen Birler, “Ben daha önceden Başbakanlık Teftiş Kurulu’na gönderdiğim şikayetlerimde bu suçladığım kişilerin anayasal düzeni bozdukları ve Amerikalı firmanın isteklerini resmi görüş yazısı yazdıkları dolayısı ile Başbakanımızı, Maliye Bakanımızı aldattıkları gerekçeleri ile suç duyurusunda bulunmuştum. Bunların ilerleyen dönemlerde Amerika’daki Fetullah Gülen ile ilişkilerinin olduğunu söylemeye başladım. 2013‘ün ikinci yarısından itibaren de bunların aleni şekilde devletimizi yıkmak, bölmek, parçalamak amacında olduklarını, konu benim dışıma çıktı artık yani yatırımdan çıktı. FETÖ kavramını kullanan Türkiye’de belki de ilk kişiyim. Mahkemelerde ve cumhuriyet savcılıklarında verdiğim ifadelerde bu kavramı çok net bir şekilde dile getirdim. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2013’de ve 2014’ün başlarında bu kavramı dile getirdim” dedi.“FETÖ ile ilgili kimin elinde bilgi ve belge varsa bunu cumhuriyet savcılıklarına versin”FETÖ organizasyonu kapsamında 18 yıl hapisle yargılandığını ve neredeyse hukuksuz olarak hapse gireceğini ifade eden Birler, “Beni M.C. şikayet etti ve bu kapsamda 18 yıl içeri atacaklardı, hapse atacaklardı. Çok şükür ki beraat ettim. Karar Yargıtay tarafından da onandı. Ben halen daha FETÖ mağduruyum. İçeri girmiş olsam da daha ileri boyutlarda mağdur olacaktım. Çoluk çocuğum mağdur olacaktı. Benim şirketim kapatılırken bir down sendromlu çocuğum olmuştu. Çocuğum doğduktan sonra 30 gün komada kaldı, vefat etti. İstanbul’dan cenazesini aldım, perşembe günü toprağa verdim. Pazartesi günü şirketimde denetim yapılacağı gerekçesi ile çağrıldım, ‘Cenazem var, psikiyatrik olarak sorunlarım var’ diye gerekçe gösterdim. Ancak ‘gerekçen bizi hiç ilgilendirmiyor, derhal şirketinde denetim yapacağız’ denildi. Bende reddettim, bu gerekçe ile de şirketim kapatıldı. Ben bugüne kadar hiçbir şeyden korkmadım. Yüce Allah haklının yanındadır. Er ya da geç mutlak süratle gerçek ortaya çıkacaktır. Türkiye Cumhuriyet devleti ve milletimiz büyük bir devlet ve millettir. Büyük badireler atlattık. Bu yapının mağdurlarının bu yapının üzerine gitmelerini, ellerindeki bilgi ve belgeler ile bu yapının üzerine gitmelerini öneriyorum” şeklinde konuştu.Mesut Birler tarafından haklarında suç duyurularında bulunan ve FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan hakim ve savcıların N.İ., S.G., F.K., A.U., F.Z., M.Y., M.Ö.K., A.K. ve Ö.F.A. olduğu belirtildi. Birler’in ayrıca kendisi adına sahte evrak düzenleyerek imzasını taklit eden ve bunu da kriminial raporu ile kanıtladığı vergi dairesi memurları M.S., G.B. ve C.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fetöcüleri kim koruyor. 4 ay önce

Sandıklıdaki fetöcüleri koruyan güçler, zorla himmet kurban topladıklarını bildikleri halde, finanscılık yapan kişilere hala dokunmadılar. demekki fetöcüler hiçbir şey yapmamış. halk zahireci, inşaatçı, ayakkabıcı, manifaturacı fetöcülerin tutuklanmasını istiyor. hadi artık.

Avatar
çok doğru karar 4 ay önce

Cübbelerine guvenerek keyfi karar alan ne kadar hakim savci varsa üzerine gidilmeli. Sandiklidaki vatandaslar için de bu geçerli. Artık gün susma günü değil. Cesur olalım. Darbe yalakasi olanlara günlerini gösterelim.namuslular en az namussuzlar kadar cesur olmalı