10 Şubat 2017 Cuma 02:33
DÜNYA FANİ!
DÜNYA FANİ!
 
Yoldan geçen birisi, evinin bahçesinde tuhaf hareketler yapan bir adama sorar:
 
– Niye öyle tepinip duruyorsun?
 
– Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
 
– Başındaki çıngırak ne?
 
– Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bir miktar ücret ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
 
– Peki, sırtındaki yük nedir?
 
– Bu yayıktır. Yoğurttan yağ çıkarıyorum. Sonra da götürüp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
 
– O elinde döndürdüğün nedir?
 
– Bu bir kirmendir. Komşuların yünlerini eğiriyorum. Onlar da ücretini ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
 
– Ağzınla ne mırıldanıyorsun?
 
– Hatm-i tehlil okuyorum, isteyenlere hediye ediyorum. Onlar da bana çeşitli hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
 
– Niye öyle sağa sola bakıyorsun?
 
– Komşu çocuklarını takip ediyorum. Onları tehlikelerden korumak için bakıcılık yapıyorum. Komşular da bana ufak-tefek hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!..
 
– Peki, dünya fâni olmasaydı daha neler yapardın?
 
– Ona göre tedbir alırdım!..
 
Behlül Dana’dan Güzel Bir Hikaye
Behlül Dana birgün Harun Reşid’den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: “Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?” Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid’in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, “Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?” dedi.
 
Behlül açıkladı:
 
– Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış.
 
Son Güncelleme: 10.02.2017 02:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sandıklı 2017-02-10 13:24:35

sayın yazar maşAllah bizlerin düşünme dağarcığını genişletiyon ölümün olduğunu unutturmuyon senden Allah razı olsun doğru dünya fani hak hukuk deyıp insanları öteleştirenlerden ayrımcılık yapanlarda ölümü düşünüyorlardır inşaAllah

Avatar
sandiklı 2017-02-10 14:06:46

evet Allah katında tartılacak cok seyvar dunya fanı canlar paralar tatlı sıyasette hıc bıtmeyecek deyısmeyecek gıbı yaparlar ve acı son o yalakalar bırakır gıder yapa yanlız kalırlar onemlı olan ordan ındıgındede saygı gormektır

Avatar
belediye işhanı 2017-02-10 20:55:35

belediye işhanın yasal olmayan radyoya yer veriliyor,yetmiyor makamında kabul ediyor.herkesi kabul mecburiyetin yok başkan.işahnın her tarafını koku sarmış kimsenin umurunda değil.aşağıdaki köftecinin yeterli havalandırma yapmamasını zulmünü öncelikle belediy e personeli çekiyor.