Demirkırkan: “Cumhuriyet Halk Partisi, mağdurun ve ezilenin yanındadır”
Demirkırkan: “Cumhuriyet Halk Partisi, mağdurun ve ezilenin yanındadır”

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, her zaman mağdurların yanında, haksızlığa uğrayanların sesi olduklarını söyledi. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın bir televizyon programında “Bize kimse Cemaat denilen kesime karşı dikkatli olun demedi” sözlerini de hatırlatan Demirkırkan, “Milli Güvenlik Kurulu, 2004 yılında bu cemaate karşı eylem planı hazırlanmasını öngörmüştü. Bu kararın altında şimdiki Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da imzası vardı” dedi.
 
 
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. CHP İl Yönetim Kurulu Üyeleri Selami Fidan ile Ramazan Kirez’in de hazır bulunduğu basın toplantısında CHP İl Başkanı Kemal Demirkırkan, Afyonkarahisarlı şehit Yunus Çiçek’e Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı. Demirkırkan, “Önceki gün Şırnak ve Mardin’de 10 aslanımızla birlikte bir köy korucusunu  şehit verdik. Şırnak’ta PKK’lı teröristler tarafından yapılan saldırıda şehit olan  hemşerimiz Jandarma Astsubay Çavuş Yunus Çiçek henüz 22 yaşındaydı ve dün vatandaşlarımızla birlikte son yolculuğuna uğurlandı. Bu yıl ilimizin 10’uncu şehidi. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına, hemşerilerimize ve tüm ulusumuza başsağlığı, sabır ve metanet diliyorum” dedi.
BEN DEMİYORUM, ÇOBAN DİYOR
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın, bir televizyon programında önemli sözler sarf ettiğini hatırlatan CHP İl Başkanı Kemal Demirkırkan, “’Cemaat dediğimiz bu insanların, hizmet, eğitim yönüne bakan herkes bunlara geçmişte destek verdi. En başta Hükümetimiz, partimiz bizler destek verdik. Destek vermeyen yoktu. Eski Başbakanımız, şimdiki Cumhurbaşkanımız ne diyordu, ne istediler de vermedik. Geçenlerde eski İçişleri Bakanımız açıklama yaptı. 81 ilin 74 emniyet müdürü FETÖ’cü çıktı diye. Bunları kim atadı, İçişleri Bakanı teklif etti, Başbakan ve Cumhurbaşkanı atadı…O zaman öyle bir dönemdi. Güvendik, hata etmişiz. Cumhurbaşkanımız ne dedi, özür diliyorum dedi. Pişmanız’. Bu sözleri ben söylemiyorum, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanetten Çoban söylüyor” ifadelerini kullandı.
FETÖ KUMPASLARINA KARŞI GELDİK
Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven’in “Bir siyasi partinin FETO mağdurlarına sahip çıkmasını da ucuz siyaset olarak görüyorum” dediğini kaydeden Demirkırkan, açıklamasına şöyle devam etti:
“Sayın Çoban,  AKP’nin yöneticileri pişmanız deyip sıyrıldı. Ancak şimdi gerçekten mağdur olan insanlar var. Teröre karışmamış, sadece dini duygularla hareket etmiş ya da işleri gereği bankaya gitmiş ya da çocuklarının iyi bir eğitim alması kaygısıyla çocuklarını buralarda okutmuş. Onlar da kandırıldık diyor, pişmanız diyor ama kimse seslerini duymuyor. Duymak istemiyor. Bir kararnameyle işten atılanların henüz devlet katında itiraz edebilecekleri bir makam bile yok. Sayın İbrahim Yurdunuseven de dün yaptığı basın açıklamasında ‘Bir siyasi partinin FETO mağdurlarına sahip çıkmasını da ucuz siyaset olarak görüyorum’ demiş.  Sayın Yurdunuseven sizin eski Genel Başkanınız ‘Ben bu davaların savcısıyım’ derken, sizler, taraftarlarınız, yandaş medyanız ve yandaş sendikalarınız  ordunun şerefli subayları için linç kampanyaları düzenlerken, biz Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Darbe Günlükleri davalarında eziyet edilenlerin yanında olduk. Mağdurların yanında olduk. Bu gün de sizin de çok isabetli bir şekilde söylediğiniz gibi, sizin deyiminizle ‘FETÖ mağdurlarının’ yanındayız. Mağdurların yanındayız. Bundan daha doğal ne olabilir ki. Bu tavır ucuz siyaset değil, ilkeli, dürüst, eşitlikçi bir siyaset anlayışının, güçlünün değil, ezilenin yanında olan sosyal demokrat bir siyaset anlayışının ürünüdür. Nerede bir mağduriyet varsa CHP oradadır. Orada olmaya, var gücüyle destek olmaya da devam edecektir. Rahmetli Ecevit’in sloganı bizim hâlâ  önemli bir düsturdur. ‘Ne Ezen, Ne Ezilen, İnsanca, Hakça Bir Düzen.’
BİR GECEDE RUHSAT NASIL YETİŞTİRİLDİ?
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın televizyon programında dikkat çekici bir konuşma yaptığına dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kemal Demirkırkan, Milli Güvenlik Kurulu kararına rağmen FETÖ hakkında bir girişimde bulunulmadığını kaydetti. Demirkırkan açıklamalarına şöyle devam etti:
“2002‘den 2008 sonuna kadar her ay Ankara’da Başbakanımızın önderliğinde toplantılar yaptık. Bize hiçbir toplantıda bu cemaat denilen kesime karşı dikkatli olun, devlet içinde örgütleniyorlar denilmedi, Uyarı yapılmadı. Ta ki, 17/25 Aralık sonrası Başbakanımız bunlarla ilişkinizi kesin denilene kadar. Eğer uyarı yapılsaydı biz o zaman da ilişkimizi keserdik. İşte size belgesi Milli Güvenlik Kurulunun 25 Ağustos 2004 tarih 481 sayılı kararı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu, Vecdi Gönül. Sizi uyarmışlar. Kim uyarmış  Hilmi Özkök, Şener Eruygur, İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Aytaç Yalman. Siz ne yaptınız; Tıpkı demokrasi treninden günü geldiğinde ineriz dediğiniz gibi, bir yandan bu belgeye imza attınız diğer yandan yolunuza devam ederek takiyye yaptınız. İnsanlar sizi değil, sizler  insanlarımızı aldatıyorsunuz, vatandaşlarımızı kandırıyorsunuz. Siz bunları biliyordunuz. Milli Güvenlik kurulunda bunlar size anlatıldı. Size bu uyarıları yapanlara ne oldu? Hilmi Özkök hariç hepsi de Ergenekon ve darbe günlükleri davaları nedeniyle yıllarca hapis yattı. Kariyerlerini noktaladı. Siz de en azından seyirci kaldınız. Çoban, programda şunları söylüyor: ‘Osmanbey’in yerini Çoban verdi diyorlar. Ben o zaman il başkanıyım. O zamanın valisi bunlar gerici, irticacı diye tahsise onayı vermiyor. O valimiz Ahmet Necdet Sezer’den başkasından talimat almam dedi. Tam da o ara Ahmet Necdet Sezer tuttu Muzaffer Dilek’i Danıştay üyesi yaptı. O gün de Korel Otel’in açılışı var. Başbakanımız Korel Otel’de kalacak, bir haber geldi, başbakan Korel’e gelmiyor. Korel’in açılış ruhsatı yokmuş. Gece ruhsat işi çözülmüş. Devletin Valisi bize gerici olduğumuz için yatırımı engelliyor dediler. Tayyip Bey şöyle bana baktı. Fethullah Gülen’in buradaki hizmet insanları dedim. Tayyip Bey Vali Vekili Nevzat Bey’e talimat vermiş, yarın saat 10’a kadar bu iş bitecek, bana da rapor verilecek demiş. Bunların eğitim yönünden etkilenmemek mümkün değildi. Arsanın devrini yapan bizzat Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’dır, talimatı veren sayın Başbakan’dır. 2012 yılı başında bir ABD gezimiz vardı… O gün ABD’ye gitmek, Pensilvanya’ya gitmek avantaj gibiydi. Oraya gidenlerin şansı daha yüksekti. O zaman oraya gitmeyen milletvekili, başkan yoktu ki. AK Parti’nin tüm bakanlarının yolu oraya düşmüştür. Rahmetli Özal zamanında 1 üniversitesi vardı, bugün 31 üniversitesi var. 30 tanesini AK Parti kurdu, yerlerini AK Parti verdi.’ Belediye Başkanımız Sayın Burhanettin Çoban’a yakın geçmişimiz ve FETÖ’nün ülkemizde gelişimi ile ilgili olarak yaptığı bu samimi itiraflara teşekkür ediyorum. Sayesinde vatandaşlarımız da FETÖ’nün ne zaman böyle serpilip geliştiğini, nasıl darbe yapabilecek, halkımıza kurşun sıkabilecek kadar gözü kara bir terör örgütü haline geldiğini, kimlerin bu gözle görünen olaylara sessiz kalmayı tercih ettiğini öğrenmiş oldu. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki bu ülke tek kişinin kararlarıyla yönetilemeyecek kadar büyük ve demokratik bir ülkedir. Başbakan geliyor diye bir gecede, gece yarısında devlet kurumları kapalıyken Otel ruhsatı çıkarılıyor, bir gecede devletin arazilerini cemaate veriliyor. Oh ne ala. Arkadaşlar burası Türkiye Cumhuriyeti Muz Cumhuriyeti değil. Çok yakında halkımız bunu sizlere hatırlatacak.”
ATATÜRK İLKOKULU’NDA NELER OLUYOR?
Birkaç haftadır, eğitimdeki aksaklıkları kent kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan CHP İl Başkanı Kemal Demirkırkan, Atatürk İlkokulu’nda yaşanan dikkat çekici bir gelişmeyi de gündeme getirdi. Demirkırkan, “İlimiz komşularımız arasında TEOG, YGS puan ortalamalarında sonuncu, okul öncesi eğitim ve Üniversite mezun olanlarının oranında sonuncu durumda.  Ben şimdi sizlerle geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayı paylaşmak istiyorum. Bu örnek ilimizde eğitimiz neden bu hallere geldiğinin en güzel örneğidir. Atatürk İlköğretim Okulu merkezde, pirestijli, kaliteli, ilimizin gözbebeği okullarımızdan bir tanesidir. Bu okulda ana sınıfına kaydı yapılan 2 sınıf, kayıtları alınmasına rağmen öğretmenleri olmadığı için okula gidemiyor. Yine 2 sınıf öğretmenleri açığa alındığı için eğitim göremiyor. Okul Müdürü sayın Eşref Balcı, AKP Bolvadin İl Genel Meclisi Üyesi sayın Yener Sevim’in çocuğunda aralarında olduğu öğretmeni olmayan bu sınıfların öğrencilerini diğer sınıflar arasına geçici olarak dağıtıyor. İl Genel Meclisi Üyesi Sayın Yener Sevim  çocuğunun sınıfının değiştirilmesini istiyor. Müdür Bey bunun geçici bir çözüm olduğunu  ifade ederek kabul etmiyor. Meclis Üyemiz Sayın Yener Sevim isteğinin yapılmaması halinde kendisini sürdüreceğini ifade ederek, okul müdürünü tehdit ediyor. Müdür Bey yine de bu isteği yerine getiremiyor. Ardından sayın Salih Sel devreye giriyor. Müdür Bey hem bu uygulamanın geçici olduğunu, hem de sınıfı değiştirmesi halinde diğer velilere haksızlık olacağını ve tepki doğacağını ifade ediyor. Son olarak Milli Eğitim Müdürü sayın Metin Yalçın okul müdürüne mesaj atarak bu öğrenci velisinin istediğinin yapılmasını istiyor, okul müdür aynı gerekçeleri sayarak yapamayacağını ifade ediyor. Milli Eğitim Müdürü “bu işi yap ve bana bilgi ver” diyor. Sonuçta bu işi yapmayan Eşref Balcı öğretmen okul müdürlüğünden istifasını sunuyor ve kabul ediliyor. İşte size Afyon Milli Eğitim anlayışının özeti.
“Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” anlayışından “bu işi yapmazsan seni sürdürürüm”  ha anlayışına. Başka söze gerek yok. Biz onurlu bir şekilde işini yapan, velilerin ve öğretmenlerin sevdiği saydığı okul müdürünün diğer görevden alınan müdürlerimiz gibi harcanmasını istemiyoruz. Hani Yenikapı Ruhu, hani devlet memuriyetinde liyakat anlayışı. Verdiğiniz sözleri ne çabuk unutuyorsunuz” diye sordu.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.